Apple 2012: İddialar, Beklentiler ve Tahminler

Tarih: 07 Aralık 2011, in Haberler, Yazar: Azim Hazal Köse

Yeni yıla sayılı günler kaldı. Yeni yıl coşkusu her zaman olduğu gibi yeni heyecanları da beraberinde getirecek. Şimdiden herkese beklentilerinin gerçekleşeceği bir yıl diliyorum. Tabii bazılarımızın beklentilerin içinde Apple ile ilgili kısımlar olduğunu da biliyorum. Macbook Pro’larda güncelleme bekleyenlerimiz, satın almak için bir sonraki nesil iPad’i görmek isteyenlerimiz, yeni iPhone için gün sayanlarımızın olması muhtemel. Ayrıca Apple markasının başlı başına bir ilgi alanı olduğunu ve yeni ürünleri yakından takip eden teknoloji severler olduğunu da unutmamak gerekiyor. Bu nedenlerle Apple’ın 2012 yenilikleri ile ilgili hem internet dünyasında dönüp dolaşan iddiaları, hem de yaşanacak gelişmeler ile ilgili tahminleri ve beklentileri bir başlık altında toparlamanın yararlı olacağını düşündüm.

3. Nesil iPad 

Gelecek nesil iPad ile ilgili en çok konuşulan iddiaların başında yüksek çözünürlüklü Retina Display, Sharp’ın üreteceği IGZO panellerin kullanılması, arttırılmış video ve fotoğraf yakalama özellikleri geliyor. Yerli ve yabancı forumlardaki kullanıcı yorumlarını referans alacak olursam, yüksek çözünürlüklü ekranın büyük bir kullanıcı kitlesi tarafından beklendiğini söyleyebilirim. Apple’ın, üretim kapasitesini arttırması için Sharp’a mali destek sağladığı yönündeki haberler, IGZO panellerin gelecek nesil iPad ve iPhone’da kullanılabileceği değerlendirmelerine yol açmıştı. Bu durum hakkında Uzakdoğu tedarikçi zinciri kaynakları dışında bir referans bulunmasa da kişisel görüşüm yeni iPad’de yüksek çözünürlüklü IGZO panellerin kullanılabileceği yönünde. Bu panellerin düşük güç tüketimi ve düşük maliyetinin Apple’ı cezbedebilecek faktörler olarak öne çıkabileceğini düşünüyorum.

iPad ile ilgili bir diğer konu ise video ve fotoğraf kalitesi. iPad’in arka kamerada 720p video yakalama kapasitesi belli bir kalite çıtasını tuttursa da, fotoğraf yakalamada 1 MP sınırında dolaşması bence bir eksi… “Bir tableti neden fotoğraf makinası olarak kullanmak isteyeyim ki?” sorusu doğru olsa da, rakiplerle yapılan kıyaslamalarda mevcut fotoğraf ve video kalitesi iPad’in hanesine eksi puan olarak işleniyor. Bu bakımdan çıtanın biraz daha yükseltilmesinin doğru olacağını düşünüyorum. 1080p video yakalama ve otomatik odaklanma yeni iPad için ideal olabilir. Flash ve 5 MP kamera beklentim olmasa da temennilerim arasında bulunuyor.

iPad ile ilgili daha fazla ne beklenebilir?.. Aslında yok! Daha önce Macrumors ve 9to5mac’in gündeme getirdiği “yatay – dikey dock patenti” konusunu hatırlayıp, bunu da dipnot olarak düşmek istiyorum. Bilindiği gibi mevcut iPad’lerin bağlantı girişi cihazın kısa kenarında bulunuyor ve bu nedenle dock üzerinde dikey olarak kullanılabiliyor. Rakiplerin neredeyse tamamında girişler uzun kenarda ve dock üzerinde yatay olarak kullanılabiliyor. Patent konusu ise, Apple’ın, iPad’in dock üzerinde hem yatay hem dikey olarak kullanılmasını sağlayacak teknolojiyi patentlemesi ile ilgiliydi. Gelecek nesil iPad’de kullanılır mı bilemiyorum ama bunu da hatırlatmak istedim.

Macbook Pro ve Macbook Air

Macbook Pro’larda önümüzdeki yıl büyük güncelleme yapılacağı iddiası artık neredeyse iddia olmaktan öte, kesin gibi… Ancak farklı iddialar farklı tarihleri işaret ediyor. Yeni Macbook Pro serisi için ilk olarak Nisan ayı iddiaları ortaya atılmış, daha sonra 2012’nin ilk çeyreği gösterilmişti. Son günlerde gelen bilgiler yeni serinin gelmesinin 2012 Mayıs ayını bulabileceği yönünde.

Macbook Pro serisinde en dikkat çekici ve üzerinde durulması gereken nokta bence yeni kasa dizaynı olacak. Yeni dizayn ile ilgili en önemli iddialardan biri yeni kasada optik sürücü bulunmayacağı ve Macbook Pro serisinin oldukça inceleceği söylentisiydi. Diğer önemli iddia ise, Macbook Pro’larda SSD sürücülerin standart olacağı yönünde. Bu iddiaların gerçekleşmesi durumunda “Macbook Pro ve Macbook Air” serisinin arasındaki farkın belirsizleşmesi gibi bir durumun ortaya çıkabileceğini düşünmüyor değilim. Bu durumda iki seri arasında belirleyici unsur sadece donanım (işlemci ve grafik kart) olacaktır. Güçlü işlemci ve grafik isteyenler Macbook Pro’ya yönelirken, günlük kullanımı hedefleyenler için Macbook Air serisi bir alternatif oluşturacaktır.

Bu çerçevede 15 inç ekranlı Macbook Air iddialarını da yerli yerine oturtabiliriz. Macbook Air ve Macbook Pro birbirlerine alternatif iki benzer seriyi oluşturacaksa, Macbook Air’daki büyük ekranlı model eksikliğinin 15 inç’lik yeni bir model ile doldurulması gayet yerinde olur. Bugünkü durumda, 15 inç Apple dizüstü isteyen müşterinin Macbook Pro’dan başka seçeneği yok. Yüksek donanım özelliklerine ihtiyacı olmasa da sadece 15 inç istediği içinMacbook Pro’ya yönelmek zorunda kalan müşterilere 15 inç Macbook Air çok iyi bir seçenek olabilir.

İnceliğin Macbook Pro’ya Maliyeti Ne Olacak?

İddialar üzerinden felaket tellallığı yapmak istemesem de, aşırı inceliğin Macbook Pro için ısınma sorunları yaratabileceği endişesini taşıdığımı da söylemeden geçemeyeceğim. Macbook Air’ların yük altında ısındığı, ısınmadan dolayı performas kaybı ve sürekli 7200 RPM’lerde çalışan fan sorunlarını bilen ve forumlardan takip eden bir kullanıcı olarak, gelecek nesil Macbook Pro’da benzeri sorunların yaşanmamasını umuyorum.

Macbook’dan bir haber var mı?

Burada tamamen kişisel bir tahminde bulunacağım. Bilindiği gibi son büyük Macbook Air güncellemesiyle birlikte beyaz polikarbon Macbook son kullanıcı satışından çekilmiş, böylece ürün gamında Macbook adlı bir model kalmamıştı. Ancak Apple’ın yeni Macbook Air serisini tanıtırken kullandığı “The next generetion of Macbook” sloganı ilerisi için ipuçları verir gibiydi. Belki tamamen benim kuruntum ama, Macbook Pro serisi de Macbook Air gibi incelecek ise, “Macbook Air” adının pek bir anlamı da kalmayacak. Bu nedenle önümüzdeki güncellemede “Macbook Air” serisi sadece “Macbook” olarak adlandırılabilir ve dizüstü ürün grubu Macbook ve Macbook Pro olarak yoluna devam edebilir. Bu kısım tamamen benim kişisel düşüncem olmakla birlikte “Macbook” adının yok olmasını içime sindirememiş olmamdan kaynaklanıyor olabilir.

Peki ya iPhone?

iPhone 4S’den hiç söz etmeden gelecek nesil iPhone’a uzanmak istiyorum çünkü 4S üzerine söylenebilecek ne varsa söylendi. Yeni iPhone’da ne olur; iddialar, beklentiler neler? Donanım güncellenmesinin ötesinde üzerinde en çok durulan konu; ekran büyüklüğü. Bu konuda iPhone kullanıcıları arasındaki ağırlıklı inanış mevcut boyutun ideal olduğu yönünde. Duruma dışarıdan bakan ve benim de içinde bulunduğum bir grup ise iPhone’un ekran boyutunun büyümesi gerektiğini düşünenlerden oluşuyor.

Samsung’un Galaxy S2 son reklam kampanyasında doğrudan iPhone 4S’in ekran büyüklüğü üzerine odaklanması hiç de şaşırtıcı değil. (Reklamı izlemek için)

Bence mevcut durumda iPhone için ideal ekran büyüklüğü 4 inç’dir. Neden 4 inç derseniz düşüncemi şu şekilde özetleyebilirim; devasa büyük ekranlı rakiplerin yanında küçücük kalmamak, ele avuca sığmayacak ölçüde büyük olmamak… Ayrıca büyük ekran da bir tüketici talebidir ve bence göz ardı edilmemelidir. iPhone 4S sahip olduğu özelliklerle klasik iPhone çizgisinde son derece başarılı bir model. Yeni iPhone çıksa bile 4S satışı devam edeceğine göre, 4 inç ekranlı daha büyük bir iPhone’un kime ne zararı olabilir? 3.5 inç’i ideal bulanlar için iPhone 4S iyi bir seçenek olarak zaten yerli yerinde duracak. İddialar 4 inç’lik yeni bir iPhone’u gösterirken yeni dizayn hakkında henüz dikkate değer bir ipucu bulunmadığını da söyleyebiliriz. Bu arada gelecek nesil iPhone’un İOS 6 ile birlikte yaz aylarında tanıtılması sürpriz olmayacaktır.

Dokunmatik iMac mi?

Dokunmatik iMac ile ilgili söylentiler bir süredir gündemde. Söylentileri gündemde tutan ise Apple’ın hem dokunmatik hem de klavye ve fare ile alışılagelmiş şekilde kullanılabilen bir sistem için yaptığı lisans başvurusu. Buna göre, tasarlanan iMac dikey olarak klasik şekilde kullanılmaya devam ederken, dokunmatik kullanım için yatay yönde eğimli hale gelebiliyor. Bilindiği gibi Windows PC üreticileri de iMac gibi “all in one” sistemler üretiyor ve bu modellerin birçoğu da dokunmatik panele sahip oluyor. Ancak karşınızda dik duran bir monitörde dokunarak bir şeyler yapmaya çalışmak bence tam bir işkence. Bu nedenle eğer bir dokunmatik iMac gelecekse iddia edildiği gibi, Apple’ın lisans başvurusunda belirttiği şekilde gelmesi yerinde olacaktır. Zaten Apple’ın da mevcut şekliyle iMac’e dokunmatik ekran koyacağını düşünmüyorum. 2012 yılında dokunmatik ekranlı bir iMac gelir mi bilinmez ama, tüm serinin bir anda dokunmatik ekrana da geçirilebilmesi ihtimali bana biraz uzak görünüyor. Belki iMac Touch gibi bir geçiş modelini bu yıl içerisine görebiliriz.

A6 İşlemcili Macbook Air’de, İOS / Mac OS  Birarada…

Geçtiğimiz dönemde ortaya atılan dikkat çekici iddialardan biri de, 2012 yılında Apple’ın Macbook Air serisinde A6 işlemcileri kullanacağı iddiasıydı. Bu iddialar yaz aylarında Peter Misek gibi bazı Wall Street analistleri tarafından daha da ilerletildi. Bu iddialara göre yeni nesil Macbook Air’larda hem A6 işlemciler kullanılacak, hem de İOS ve Mac OS birleştirilerek çoklu bir platform oluşturulacak. İddiaların temelinde ise şüphesiz İOS cihazların başarısı ve Lion güncellemesiyle İOS’a öykününen Mac OS arabirimi var. Launchpad özelliği ile İOS uygulama ekranı görünümünün Mac OS’a adapte edilmesi, trackpad hareketlerinin İOS cihaz kullanıyormuş hissi yaratacak şekilde güncellemesi bu iddiayı öne çıkaran diğer unsurlar.

Apple’ın Macbook Air’de ARM tabanlı işlemciye yönelme ihtimalini olası görmemekle birlikte, İOS / Mac OS sisteminin bir arada sunulabilme ihtimalinin bulunmadığını düşünüyorum. Ancak iddialarda üzerinde durulan İOS’a benzer bir Mac OS değil, iki işletim sisteminin birleştirilmesi ve birleşik bir platform olarak sunulması. Bu durumda da yeni işletim sisteminin Macbook Air ile ilişkilendirilmesi çok mantıklı gelmiyor. Böyle büyük çaplı bir işe girişilecekse neden diğer Mac’ler ayrı tutulsun?

Bu noktada analistlerin söyleminin bende Windows 8 çağrışımı yaptığını rahatlıkla söyleyebilirim. Geliştirici önizlemesinde görüldüğü gibi Microsoft’un Windows 8 ile planladığı yapı, ön planda dokunmatik uyumlu görsel bir arayüz (Windows Mobile metro arayüzü) geri planda bildiğimiz Windows şeklinde… Sanırım analistler benzeri bir yapılanmayı Apple’dan bekliyorlar.

Bu iddialar gerçekleşir mi kestiremesem de bu denli büyük bir değişimin (eğer olacaksa) Macbook Air üzerinden yapılması ihtimali bana pek olası gelmiyor. Eğer Apple İOS ve Mac OS’u tamamen birleştirmeye karar verirse, bunu yeni bir işletim sistemini piyasaya sunarak yapacaktır.

Apple TV ve TV özellikli iMac

Bir süredir gündemde olan Apple TV iddiaları Steve Jobs biyografisin piyasaya çıkmasıyla birlikte daha da artmış gibi görünüyor. Çünkü biyografide Jobs’un bir Televizyon üzerine çalıştığını ve düşüncelerini “TV ile konuşmak” fikri üzerinde yoğunlaştırdığı ifade ediliyor. iPhone 4S ile sesli komutları yerine getiren yapay zeka Siri’yi duyuran Apple’ın bu teknolojiyi üreteceği TV sisteminde kullanacağı iddiaları da buradan çıkıyor. Bunun yanı sıra  internet erişimi, iTunes, iCloud, Facetime gibi özelliklerin de Apple’ın üreteceği bulunacağı iddiaları da ortaya atılıyor.

Bazı analistler ise TV özellikli iMac üretmesi gibi enteresan düşüncelere sahip. Açıkçası ben Apple’ın “Siri entegrasyonlu akıllı TV” üreteceğini düşünüyorum. Ancak günümüzde TV’ler bilgisayar olma yolunda ilerlerlerken, bilgisayarı TV’ye dönüştürme fikrine hiç katılmıyorum. Bu nedenle iMac’ın iMac olarak kalacağını, adı hakkında “iTV” ya da “Apple TV” tahminleri yapılan akıllı TV’nin Apple tarafından  üretileceğine inanıyor.

Güle Güle iPod Classic

iPod ile ilgili takipçilerinin bildiği tek bir şey söyleyeceğim; iPod Classic alma düşünceniz varsa bir an önce alın, bir daha bu şansı bulamayabilirsiniz.  iPod Shuffle için bence tehlike yok.

Yeni yılın tüm Apple kullanıcılarına ve teknoloji severlere umduğunu getirmesini diliyorum.

 

iPhone 4S Kürtaj Karşıtı Mı?

Tarih: 29 Kasım 2011, in Haberler, Yazar: Azim Hazal Köse

Yeni iPhone 4S’in en ses getiren özelliklerinden biri sesli komutlarla çalışan Siri uygulaması olmuştu. Kişisel asistan işlevi gören Siri, yeni haberle yine gündeme oturdu.  Siri’den bulundukları bölgede bir kürtaj merkezi bulmasını isteyen iPhone 4S sahipleri şaşırtıcı sonuçlarla karşılaştı.

iPhone 4S ile gelen kişisel asistan Siri, gelen kısa mesajları okumaktan, söylenilen bir mesajı yazmaya, önemli hatırlatmaları yapmaktan, istenilen bir yeri bulmaya kadar birçok işlemi yerine getiriyor.

Örneğin, mahallenizde bulunan süpermarketlerden, yaşadığınız şehirde bulunan sinemalara kadar herhangi bir yeri bulmasını Siri’den isteyebiliyorsunuz. Siri de istediğiniz yerlerin iletişim, konum ve ulaşım bilgilerini sizin için sağlayabiliyor.

Yaşanan ilginç durum ise, bazı iPhone 4S kullanıcılarının Siri’den çevrelerinde bulunan kürtaj kliniklerini bulmasını istemesiyle ortaya çıktı. Siri’den New York için kürtaj kliniklerini bulması istenildiğinde herhangi bir sonuç bulamamasına rağmen, Google’dan aynı bölge için yapılan arama sonucunda  7 ayrı kürtaj kliniğinin bulunması kafaları karıştırdı. İlginç olan Siri’nin bu bilgileri sağlamak için Google’ı kullanıyor olması… Normalde Google arama sonuçlarında çıkan bilgilerin Siri’de de bulunması gerekiyor.

Bir başka benzer durum ise Washington D.C’de yaşandı. Siri’den bu bölgede yer alan kürtaj kliniklerinin konum bilgileri istenildiğinde alınan sonuç son derece ilginç. Siri, yakın çevrede bulunan ve Google aramalarında çıkan çok sayıda kürtaj merkezlerinin adreslerini vermektense, 26 ve 72 mil uzakta bulunan ve biri kürtaj karşıtı olan iki ayrı hamilelik kliniğinin adreslerini kullanıcılarla paylaşıyor.

Yaşanan olaylar, Siri’nin kürtaj karşıtı bir anlayışla programlanmış olması iddialarını da gündeme getirdi. Konuyla ilgili Apple’dan resmi bir açıklama yapılıp yapılmayacağı ise bilinmiyor.

Etiketler:  

Digitimes internet sitesinin Apple’ın tedarikçi zincirine dayandırdığı bugünkü haberine göre, Apple Macbook Air serisini yenilemeye ve ultra ince dizüstü ailesini yeni bir model ile genişletmeye hazırlanıyor.

Aslında buna benzer iddialar geçtiğimiz günlerde ortaya atılmış, Apple’ın ultra ince 15 inç bir dizüstü modeli üzerinde çalıştığını sizlere duyurmuştuk. Ancak Digitimes’in bugünkü haberinde bulunan bazı ayrıntılar, konu ile ilgili yeni bir değerlendirme yapma ihtiyacını doğurdu.

Digitimes, 15 İnç ekran büyüklüğüne sahip yeni ultra ince dizüstünün doğrudan Macbook Air ailesine katılacağını ve beklenenden önce satışa sunulacağını iddia ediyor. Sitenin gösterdiği tarih ise 2012’nin ilk çeyreği. Daha önceki haberlerde yeni modelin “Macbook Pro” mu yoksa “Macbook Air” mı olacağı bilinmiyorken, çıkış tarihinin de yeni yılın 2. çeyreğini bulabileceği düşünülüyordu.

Digitimes’ın dikkat çekici bir başka iddiası ise, Apple’ın sadece 15 İnç’lik yeni modeli Macbook Air ailesine eklemekle kalmayarak tüm seriyi güncelleyeceği yönünde. Bu iddiaların arkasında yatan düşünce ise giderek genişleyen “ultrabook pazarı” ve bu pazarda Apple’ın pay sahibi olmak istemesi. Yorumlara göre Apple ultrabook sınıfında sayıları giderek artan Windows tabanlı modellerin karşısına yenilenmiş bir seri çıkmak ve doğrudan rekabete girmek istiyor.

Tüm iddiaları ve haberleri göz önünde bulundurduğumuzda, önümüzdeki yılın ultrabook sınıfında büyük rekabete gebe olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle diğer PC üreticilerinin bu sınıfta piyasaya sunduğu ürünler karşısında, 15 İnç ekranlı model ile yenilenmiş Macbook Air serisi ciddi bir rekabeti körükleyecektir. Windows tabanlı “ultrabook” fiyatlarının mevcut Macbook Air serisine yakın seyrettiğini dikkate aldığımızda, güncellemeyle birlikte Macbook Air’ların daha da cazip hale geleceğini düşünüyorum.

 

Hitachi ve Sony Bilinmeyen Bir İOS Cihaz İçin 4 İnç Ekran Üretti

Tarih: 27 Kasım 2011, in Haberler, Yazar: Azim Hazal Köse

Hitachi ve Sony’nin, Apple’ın 2012 yılında pazara sunacağı belirsiz bir İOS cihazına 4 inç’lik ekranlar sağlamak için birlikte çalıştığı bildirildi. Ayrıca Apple’ın da iPad 4 için temelde farklı bir ekran teknolojisi üzerinde çalıştığı söyleniyor.

Apple’ın Uzakdoğu tedarikçi zinciri içindeki kaynaklardan Motorola.jp sitesinin iddiasına göre, Sony ve Hitachi belirtilmeyen bir İOS cihaz için üretilen 4 İnç’lik LCD panelleri Apple’a göndermeye başladı. Bu iddianın, Wall Street Journal’ın bu haftaki haberinde gündeme getirdiği Sharp’ın iPad 3 için panel üreteceği iddiasının üzerine gelmesi, Apple’ın bileşenleri birden fazla partnerden tedarik etmeye devam ettiğini gösteriyor.

Bir başka iddiada ise Apple’ın Sharp fabrikalarına bilinmeyen bir miktarda yatırım yaptığı öne sürüldü. Bu yatırım ile Apple’ın gelecek nesil iPad ve iPhone’da kullanılabilecek, daha ince tasarım ve gelişmiş pil performansı sağlayacak IGZO (indiyum, galyum, çinko) LCD paneller için Sharp’ın üretim kapasitesine destek sağladığına inanılıyor.

IGZO teknolojisinin OLED’e yakın bir güç tüketimi sunmakla birlikte inceliğinin OLED’den %25 oranında daha fazla ve daha düşük maliyete sahip olduğu söyleniyor.

 

 

Gelecek Nesil iPad, iPhone ve Macbook Pro Hakkında Erken Detaylar

Tarih: 19 Kasım 2011, in Haberler, Yazar: Azim Hazal Köse

iLounge sitesi editörü Jeremy Horwitz, 2012 yılında piyasaya sürülecek yeniden dizayn edilmiş iPad, iPhone ve Macbook Pro hakkında erken bilgileri okuyucuları ile paylaştı. Bilgilerin en güvenilir kaynaklarından geldiğini belirten Horwitz, iPad, iPhone ve Macbook Pro’larda 2012 yılında yeni tasarımların beklediği bilgisini paylaştı ve öğrendikleri bazı erken detayları açıkladı.

Buna göre 3. Nesil iPad, yüksek çözünürlüklü ekran için ihtiyaç duyulan çift ışık çubuğunu yerleştirmek için biraz daha kalın hale gelecek. (0.7mm) Yeni nesil iPad’in Ocak ayına yetişmesi mümkün olsa da daha Mart ayında tanıtılması daha muhtemel görünüyor.

Bunun yanın sıra bir sonraki nesil iPhone’un geçen yıl iddia edildiği gibi “gözyaşı görünümlü”  model olmayacağı da belirtiliyor. Buna karşın yeni cihazın 4 inç ekranlı ve 8mm’den uzun olacağı, metal (muhtemelen aluminyum) kasadan oluşacağı da söyleniyor. Yeni iPhone’un henüz mühendislik aşamasında olduğu belirtilirken 2012 yaz aylarında duyurulması beklendiği de haberde yer alıyor.

Macbook Pro serisi ile ilgili paylaşılan bilgi çokta sürpriz olmayan ve uzun zamandır konuşulan bir  iddiadan oluşuyor. iLounge kaynakları da, daha önceden iddia edildiği gibi, 2012’de Macbook Pro’ların yeni dizayna kavuşacağı ve daha da inceleceği yönünde bilgileri doğruluyor.

Bu ve daha önceki bilgiler çerçevesinde 2012’de bol bol yeni dizaynlı Apple ürünü ile karşılaşacağımızı söyleyebiliriz. Bakalım Apple nasıl süprizlerle karşımıza çıkacak?

 

Ultra İnce 15 İnç Macbook Modeli Önümüzdeki Bahar Geliyor

Tarih: 16 Kasım 2011, in Haberler, Yazar: Azim Hazal Köse

Digitimes’in haberine göre Apple tedarikçileri, ultra ince 15 İnç Macbook modeli için bileşenlerin nakliyesine bu ay içinde başladı. Gönderilen bileşenlerin az sayıda olduğu vurgulanırken, tedarikçi kaynaklarından alınan bilgiye göre  15 inç’lik yeni modelin en erken 2012’nin 2. Çeyreğinde ortaya çıkacağı belirtiliyor.

Yeni modelin mevcut Macbook Air tasarımına benzeyeceği belirtilirken, modelin hangi isim altında adlandırılacağı henüz belli olmadığı da vurgulanmış. Yeni model 15 İnç Macbook Air adı altında sunulabileceği gibi, ultra ince Macbook Air olarak da anılabilir.

Haberde belirtilmeyen fakat benim üzerinde durduğum bir başka görüş ise, mevcut Macbook Pro serisinin major güncellemesi bu kasa ile gerçekleşebileceği yönünde. Yani mevcut Macbook Pro kasalarının kaldırılıp, yerine ince tasarımlı kasaya sahip yeni Macbook Pro serisinin gelmesi olasılığı.

Haberde dikkat çekilen bir diğer nokta 15 İnç modelin tam fonksiyonlu bir cihaz olarak konumlandırılması durumunda müşterilerin optik sürücü beklentisinin olabileceği düşüncesi. Bu durumda yeni cihazda optik sürücü bulunacaksa incelik belli bir sınırda tutulmak zorunda kalacaktır. Ancak Apple’ın optik sürücüyü terk etmek istediği gerçeğini de göz ardı edemeyiz. Macbook Air başlayan, Mac Mini ile devam eden sürecin son halkası yeni Macbook modeli oluşturabilir.

Diğer ihtimal ise yeni modelin mevcut Macbook Air serisinde dahil edilmesi. Ultra ince ve hafif ancak geniş ekran isteyen kullanıcılar için, Macbook Air donanımı ile benzer donanıma sahip 15 İnç’lik yeni Macbook Air bence çok daha şık olacaktır.

İncelik uğruna ısınan, ısındığı için fan ve performans sorunları yaşayan bir Macbook Pro serisine umarım Apple’ın gönlü razı gelmez. Açıkçası kişisel olarak optik sürücü olup olmaması beni çok ilgilendirmese de, inceldiği için ısınarak performans kaybına uğrayacak ya da fan gürültüsüyle çıldırtacak bir Macbook Pro görmek istemem. Macbook Pro’da yüksek performans gerektiren uygulamaların kullanıldığını gerçeğini de göz önünde bulundurursak, olası bir ısınma sorununun nelere yol açabileceğini daha iyi hayal edebiliriz.

 

Yeni iPhone Beklentisinin Gölgesinde 3. Çeyrek Sonuçları

Tarih: 15 Kasım 2011, in Haberler, Makaleler, Yazar: Azim Hazal Köse

 Gartner Research’ün bugün açıkladığı araştırma sonuçları, 2011 yılı  3. çeyreğinde dünyada mobil telefon satışlarını ve üreticilerin pazar paylarını içeriyor. 3. çeyrek araştırması, iPhone 4S duyurusunun yapıldığı ekim ayını kapsamıyor ve iPhone 4S öncesi son araştırma olması nedeniyle de ayrı bir önem kazanıyor.  Araştırmanın Apple açısından gösterdiği durum aslında oldukça açık. Ekim ayında duyurulacağı bilinen yeni model beklentisi ile iPhone satışlarında ve pazar payında hafif gerileme ve bununla birlikte rakiplerde hafif bir artış.

Yeni Model Beklentisine Rağmen 17 Milyon Satış

Apple üçüncü çeyrekte gerçekleştirdiği  17 milyonluk iPhone (3GS ve 4) satışıyla “2011 3. Çeyrek – Dünya Çapında  Son Kullanıcı Mobil Cihaz Satışları” sıralamasında 4. üretici olarak yerini alıyor. 17 milyonluk satış rakamı Apple’a %3.9’luk bir pazar payı sağlıyor. Apple’ın geçen yılın aynı dönemine göre satışlarını yaklaşık 4 milyon, pazar payını ise %0.7 arttırdığı görülüyor. Tabloda dikkat çekici bir nokta, halen 1. Sırada olmasına rağmen Nokia’da gerçekleşen büyük düşüş. Markanın Pazar payı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %5’lik bir küçülme gösteriyor.

Yükselen Android, Eriyen Symbian

3. çeyrekte işletim sistemlerine göre akıllı telefon satışlarını kapsayan bir diğer araştırma sonucu ise, onlarca markanın yüzlerce modelinde kullanılan Android’in pazarın yarısına hakim olduğunu gösteriyor. Bu çeyrekte gerçekleşen 60 milyonluk Android akıllı telefon satışı, %52.5’lik bir pazar payını Android’e kazandırıyor. İkinci sırada dramatik düşüşler yaşayan Symbian yer alıyor. Symbian’ın geçen yılın aynı döneminde sahip olduğu %36.3’lük pazar payı %16.9’a geriliyor. Apple ise yeni iPhone beklentisine rağmen bir önceki seneye göre %1.6’lık bir kayıpla %15’lik bir pay ile çeyreği kapatıyor.

Çanlar Blackberry İçin Çalıyor

Son aylarda yaşadığı sorunlarla gündemi fazlasıyla meşgul eden Blackberry de sert düşüş yaşayan üreticiler arasında. Apple’ın iPhone 4S ile yaşadığı gibi bir durum aslında RIM için de geçerli ancak tam tersi bir şekilde. Apple, bu çeyrekte yer almayan iPhone 4S satışlarının muhtemelen olumlu etkisini önümüzdeki çeyrekte görecek. Buna karşın RIM geçtiğimiz ay yaşanan sunucu servisi çökmesi ve yaşanan e-posta sorunlarının negatif etkisini 4. Çeyrek sonuçlarında hissedebilir. Araştırma analistlerinin ise RIM’in ABD pazarında %10 ile en düşük seviyesine ulaştığını belirtiyorlar ve bu duruma özellikle dikkat çekiyorlar.

Analistlerin Öngörüsü: iPhone 4S İle Daha Çok Rekabet!

Araştırma sonuçlarını değerlendiren analistler, mobil pazarda Samsung’un, akıllı telefon pazarında ise Android’in yükselişine karşın iPhone 4S satışlarının yer alacağı 4. Çeyrekte daha çok rekabet beklediklerini, ön sipariş ve ilk satış rakamlarına bakıldığında Apple’ın satış ve Pazar payını önemli ölçüde arttıracağını kaydediyorlar.

Gerçekten “Akıllı” Telefon Mu?

Rakamsal olarak ifade edilen araştırma verileri çok fazla öznel değerlendirmeye açık olmasa da bazı sonuçlar üzerine yorumlarda bulunmak istiyorum. Öncelikle benim açımdan en dikkat çekici sonuç “akıllı telefon” kategorisindeki Android telefon satışı ve pazar payı oldu. Neresinden bakarsanız, %52.5’lik pay ve 60 milyonun üzerinde satış önemsenmeyecek gibi türden değil. Bu iş artık kullanıcılar arasında da hoş (bazen de çok hoş olmayan) rekabet konusu olduğuna göre, Android severlerin sevinç çığlıklarını şimdiden duymaya başladığımı söyleyebilirim. Ancak, gelebilecek tüm eleştirilere rağmen şu noktaya da dikkat çekmek istiyorum.  “Akıllı telefon” kategorisi olarak nitelendirilen ve Android’in %50’nin üzerinde paya sahip olduğu bu kategoride ve bu Pazar payının içinde aslında o kadar “akıllı telefon olmayan” cihaz var ki say say bitmez. Bunu söylüyorum çünkü sadece “Android telefon” densin diye üzerine bu işletim sistemi yüklenmiş, ancak donanım yetersizliği nedeniyle işletim sisteminin hiçbir özelliğinin adam “akıllı” kullanılamadığı cihazlar mevcut. En basitinden Türkiye’deki GSM operatörlerinin bazılarının kapmaya ile sattığı Huaewi’nin bazı modelleri örnek gösterilebilir. Mobil satış araştırmasına dönüp baktığımızda bu markanın 10 milyonun üzerinde bir satış rakamı yakaladığını görüyoruz ve tabii ki rakam bu Android akıllı telefon pazar payında da yer alıyor.  Dikkat çekmeye çalıştığım nokta şu; Android’in “akıllı telefon” kategorisinde elde ettiği 60 milyonluk rakam çok sayıda üreti ve modelin ötesinde, çok sayıda yetersiz ve aslında akıllı telefon denmeyecek modelinde bulunduğu gerçeği. Derdim Android ile ilgili sonuçlar hakkında olumlu olumsuz bir değerlendirme yapmak değil.  Daha gerçekçi bakış açıları koymamızı sağlamak için arka planda kalmış bir noktaya dikkat çekmek istedim.

Bakalım 4. Çeyrek sonuçlarında iPhone 4S’in etkisiyle şekillenen nasıl bir tablo ile karşılaşacağız?..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler:  

Apple ilk nesil iPod Nano için aşırı ısınma sorunu nedeniyle değişim programı başlattı. Eylül 2005 – Aralık 2006 arasında satışa sunulan ilk nesil iPod Nano’da pil tedarikçisinden kaynaklanan bir üretim hatası olduğu ortaya çıktı.

Apple’dan yapılan resmi açıklamada, aşırı ısınma probleminin düşük bir olasılık olduğunu belirtilmekle birlikte çok nadir durumlarda güvenlik riski oluşturabileceği vurgulanıyor.  Ayrıca pil yaşlandıkça üretim hatası ortaya çıkma olasılığının artmasına dikkat çekiliyor.

Apple, müşterilerine belirtilen tarihler arasında satın alınan iPod Nano’ları kullanmayı bırakmalarını ve ücretsiz değişim programına katılmalarını tavsiye ediyor. Sorunun iPod Nano dışındaki diğer iPod’larda bulunmadığını da ayrıca belirtiyor.

Değişim programına katılmak için aşağıdaki bağlantıya tıklatıp, yönergeleri takip edebilirsiniz.

https://supportform.apple.com/201110/

iPod Nano’nuzun ilk nesil olup olmadığını tanımlamak için:

iPod Nano (1. Nesil) Siyah ya da beyaz plastik ön yüze ve gümüş metal arka yüze sahiptir. Daha sonraki iPod  modellerinin hem ön hem arka yüzü metaldir.

Emin olmak için haberimizde yer alan fotoğraflara 1. Nesil iPod Nano fotoğraflarına bakabilirsiniz.

Türkiye’den değişim programına katılmak Apple servislerine danışabilirsiniz.

Etiketler:  

Apple, Marka Düşmanlığı ve Flash Player’in Ölümü

Tarih: 10 Kasım 2011, in Haberler, Makaleler, Yazar: Azim Hazal Köse

Marka bağımlılığı ya da fanatikliği uzmanların yıllardır araştırdığı bir konu. Peki ya bir markaya karşı duyulan düşmanlık ve nefret?  Bu konuda bir araştırma var mı merak ediyorum doğrusu. Nedeni ise Apple.  Daha doğrusu Apple’a karşı büyükçe bir grubun duyduğu düşmanlık ve nefret! Hakaretler, saldırılar, bilgisizce yapılan yorumlar, gerçeklikten uzak iddialar vs…  Aslında bu Apple kullanıcıları için yeni bir durum değil. Yıllardır süregelen bir hastalık, bir illet.

Bugün bunu bir kez daha konu etmemizin sebebi ne?

Adobe’un mobil platformlar için Flash Player’ı geliştirmeyi sonlandırması.

Yakından takip etmeyenler “ne ilgisi var” diyebilir. Kısaca cevap verecek olursam; “çok ilgisi var.”

2007’den beri, başta iPhone olmak üzere piyasaya sürülen tüm İOS cihazlar Flash desteklememesi nedeniyle yerden yere vurulmuş ve tipik bir Apple karşıtılığıyla tu kaka ilan edilmişti. Dahası bu cihazları olduğu haliyle kabul eden kullanıcılar da, her zamanki gibi “Marka bağımlılığı” ve neredeyse “Budalalıkla” suçlanmıştı.

Apple’ın “Flash istiyorsanız iPhone kullanmayın. Flash İOS’a gelmeyecek” kararlılığındaki açıklamalarına rağmen, bu grup ısrarla ve her ürün güncellemesinde Flash desteği bekledi, İOS cihaz sahiplerine aşağılamaya varan eleştirilerde bulunma hakkını daima kendisinde gördü.

Çünkü bakış açısı hep aynıydı. Bugün de aynı:

“Ben sahip değilsem kötüdür.”

Eleştirilerin çelişkili ve mantıktan uzak yanı ise, Apple kullanıcıları tarafından şu cümleler ile her zaman ortaya çıkarıldı:

“Eksik buluyorsanız kullanmayın. Biz bu haliyle cihazlarımızdan memnunuz.”

Eleştiriler çelişkiliydi, çünkü Apple karşıtları bir yandan yerden yere vurdukları ürünleri asla kullanmayacaklarını söylerken, bir yandan da asla kullanmayacakları ve berbat ilan ettikleri ürünler hakkında kaygılanmaktan vazgeçmiyor, beklentiler içine giriyorlardı.

Eleştiriler mantıksızdı, çünkü ortada eleştiriye açık bir durum yoktu. Bir üretici kendi stratjileri, düşünceleri, yargıları, bilgi birikimi doğrultusunda bir ürün ortaya koymuştu ve bu ürünü satın alıp kullanmak ya da satın almamak şansı her zaman bulunmaktaydı. Kimse kimsenin kafasına İOS bir cihaz kullandırtmak için silah dayamıyordu.

Tüm bunlar ortadayken hala “iPhone’da Flash yok…” ile başlayan cümleler en hafif tabiriyle kötü niyetliydi.

Apple kullanıcıları bir tarafta,  Apple kullanmayan, hatta yakınından dahi geçmeyenlerden beslenen büyük bir grup diğer tarafta. Nedense sürekli suçlanan Apple kullanıcılarının (Nasıl eksik ürünü nasıl kullanırsınız? Aptal mısınız?) bu durum karşısında geliştirdiği savunma refleksleri ve sonuç olarak “Apple Fanboy” etiketinin o kişilerin üzerine yapışması…

Tam bu noktada şunu söylemeden geçemeyeceğim. Bir markanın fanı olmak, bir markanın düşmanı olmaktan çok daha akılcı bir durumdur.

Şöyle ki:

Bir markanın ürünü satın alırsınız, kullanırsınız, memnun kalırsınız. Sonra bir başka ürününü alırsınız, onu da kullanır ve ondan da memnun kalırsınız. Bu süreç böyle devam eder ve o markaya hayranlık duymayı başlarsınız.

Peki ya nefret ve düşmanlık?

Bir markanın ürününü satın almazsınız. Kullanmazsınız. Hatta denemezsiniz. Araştırmazsınız. Okumazsınız. Bilmezsiniz. Asla kullanmayı düşünmezsiniz… (Çok kötüdür çünkü o) Ama sabah akşam eleştirir, yerden yere vurursunuz. Hatta bununla da yetinmez kullananları da eleştirir, hakaret edersiniz.

Hangisi daha akılcı görünüyor?

Konumuza dönecek olursak, 2007’den beri birilerinin dillerine pelesenk olan “Flash” efsanesi bugün itibariyle son bulmuş durumda.

Adobe resmi açıklamayı yaptı ve artık mobil platformlar için Flash Player’ı geliştirmeyeceğini ve HTML 5 için yoğunlaşacağını belirtti. Yani, Steve Jobs’ın “Flash üzerine düşünceler” yazısında söyledikleri aynen gerçekleşti.

Bir kısmını tekrar paylaşalım:

“Flash, PC çağı için üretilmişti. Flash, Adobe açısından başarılı bir iştir ve onu PC’lerin de ötesine yaymak istemelerini anlayabiliriz. Fakat mobil çağ, -Flash’ın geride kaldığı- düşük güce sahip cihazlarla, dokunmaya duyarlı arayüzlerle ve açık Web standartlarıyla ilgilidir.

Apple cihazlarına yönelik sunulan Web içerikleri, Web’de video izlemk veya herhangi bir içeriği takip etmek için Flash’ ihtiyaç olmadığını göstermiştir. Ve uygulama geliştiricilerimiz, oyunlar dahil 200 Bin’den fazla zengin uygulamayı geliştirmek için Flash’a ihtiyaç duymamıştır.

Mobil çağda oluşturulan HTML5 gibi yeni açık standartlar, mobil cihazlarda [ve PC’lerde de] kazanan olacaktır. Belki de Adobe, gelecek için güçlü HTML5 araçları geliştirmeye odaklanmalı ve Apple’ın geçmişi geçmişte bırakmasını daha az eleştirmelidir.”

Yoruma gerek bırakmayacak kadar açık, ortada. Bugün Adobe, Flash Player’dan tam da Jobs’un dediği nedenlerle vazgeçiyor ve Apple bu değişime 2007’den beri kararlılıkla uyguladığı strateji ile öncülük ediyor.

Teknoloji forumlarında sabahtan beri takip ettiğim kadarıyla “iOS’da Flash yok” zırvalarını söyleyemeyecek olmanın yarattığı hüsran, yukarıda sözünü ettiğim kitleyi çileden çıkartmış.

Hala geçersiz düşüncelerle, yıkılan kaleyi ayakta tutmaya çalışıyorlar. İnternetteki Flash içeriğinin bugünden yarına değişemeyeceğini söyleyip, 10 yıllardan bahsediyorlar. Sorunun başından beri mevcut Flash içerikler ile ilgili değil, geleceğin interneti ile ilgili olduğunu anlayamıyorlar.  Bir kısmı da “Steve’in haklı çıkmasına” kafayı bir hayli takmış durumda. “Bu yaşananlar Steve’in haklı çıktığını göstermez, konuya böyle yaklaşmak taraf tutmak olur” düşüncelerini dile getiriyorlar.

Ne söylemeliyim acaba? Ya da bir şey söylemeli miyim?

Bu yorumlara bakınca “bir markaya karşı duyulan düşmanlık ya da nefret”, marka bağımlılığından daha çok araştırılması gereken bir psikolojik bir konu gibi geliyor bana.

Ama yine de onlar haklı!…

Öyle ya;  “iOS’ta Flash yok.”

 

Etiketler:  

iPad Seçimlerde Oy Pusulası Olarak Kullanılıyor

Tarih: 08 Kasım 2011, in Haberler, Yazar: Azim Hazal Köse

ABD’nin Oregon eyaletinde bugün yapılan seçimlerde engelli seçmenler oylarını iPad’den kullanabilecek. Ellerinde iPad bulunan seçim memurları, engelli seçmenleri bakım evlerinde, parklarda ve diğer çeşitli yerlerde ziyaret ederek oylarını kolayca kullanmalarını sağlayacak. iPad üzerinde önceden yüklenmiş uygulama engelli vatandaşlara sadece ekrana dokunarak istedikleri adayı seçme olanağı sunuyor. Kullanılan oyun çıktısı seçim memurları tarafından daha sonra alınıyor. Eğer engelli seçmenin ekrana dokunarak oyunu kullanamayacak durumdaysa seçim memuru onun yerine bu işlemi gerçekleştirebiliyor.  İyi görüşe sahip olmayanlar için oy verme uygulaması yazı karakterini büyütüp, renklerini değiştirebiliyor.

Apple bu uygulama için eyalet hükümetine 5 adet iPad bağışladı ve hükümet iPad üzerinde çalışan uygulama için 72,000$ harcadı. Pilot program başarılı olursa Eyalet ilçe başına iki taneden 72 iPad’e ihtiyaç duyacak. Uygulamanın başarılı olması durumunda büyük olasılıkla ülke çapına yayılması bekleniyor.

Kaynak: 9to5mac