
Gün geçmiyor ki iPad’in yeni bir kullanım alanı daha ortaya çıkmasın. İlk duyurulduğunda “Bu ne işe yarar ki?” sorularının sorulduğu, “büyütülmüş iPod Touch” eleştirilerinin yapıldığı iPad, hem satış rekorları kırarak hem de yeni bir ürün sınıfını yaratarak bugünlere ulaştı. Geldiğimiz noktada artık onun neyi yapabileceğini değil neyi yapamayacağını konuşur olduk. Çünkü iPad için milyonlarca kullanıcının farklı ihtiyaçlarına cevap verecek sayısız uygulama yazıldı. Bu sayede iPad kişisel alanda olduğu gibi sektörel alanda da gelişti. Okullardan hastanelere, restaurantlardan otellere birçok alanda kullanılmaya başlandı. Bu alanlardan bir diğeri de sinema… Görünen o ki iPad sinema sektörüne hızlı bir giriş daha* yapacak ve sinemanın sembolü haline gelmiş bir aracın yerini alarak.
Klaket de Neyin Nesi?
Öncelikle bilmeyen okuyucularımız olabileceğini düşünerek “klaket” denilen aracın ne olduğunu ve işe yaradığı kısaca anlatalım. Aslında klaket öyle garip bir alettir ki onu herkes tanır ancak adını ve ne işe yaradığını ilgililer dışında pek az kişi bilir. Klaket sinemada oldukça önemi bir araçtır. Her çekimin başında çekim ile ilgili bilgiler klaket üzerine yazılır. (Filmin Adı, Çekim Tarihi, Çekim numarası, Çekim Tekrarı vb.) Klaket kameraya gösterilerek üzerindeki bilgiler kayıt edilir ve klaketin kapanma görüntüsü – sesi ile birlikte asıl kayda girilir. Böylece montaj sırasında istenilen kısımlar aranırken çekimlerin başında bulunan klaket görüntüsünden yardım alınır. Klaket kullanmanın bir diğer amacı da ses ve görüntü eş zamanlılığını sağlamaktır. Ayrı bantlara kaydedilen ses ve görüntü montaj aşamasında birleştirilir. Birleştirme sırasında ses ve görüntünün kaymaması ve tamamen oturması için görüntü başındaki klaket kapanma sesi ve görüntüsü birleştirme noktası olarak alınır.
Bir Klaket Olarak iPad…
Böylesine yaşamsal öneme sahip bir araç yerine iPad kullanmak mümkün olabilir mi? Eğer iPad’inize “Take One – Movie Clapper” uygulamasını yüklerseniz neden olmasın? Uygulama iPad’i tamamen bir klaket haline getiriyor. Arayüzü geleneksel klaket görünümüyle tamamen aynı. Geleneksel klaketin kullanım amaçlarını da tam olarak yerine getiriyor. Bu arada hemen belirtelim Take One iTunes store’daki tek klaket uygulaması değil ancak benzerlerinden oldukça ucuz. Sadece 2.99 $ ödeyerek satın alabileceğiniz uygulama, yaratıcısı Steven Troughton-Smith’e göre en az geleneksel klaket kadar kolay bir kullanım sunuyor ve onun tüm özelliklerine sahip. Hatta geleneksel tabletlerde bilgileri her defasında kalemle girmek gerekirken Movie Clapper’da uygulamayı açıp bilgileri kolayca ekleyip düzenleyebiliyoruz. Tarihi ise uygulama kendisi ayarlıyor ve değiştiriyor. Geleneksel klakette olduğu gibi, klaketi kapattığınızda çıkan sesi ve bip sesini iPad ses çıkışından duyabiliyorsunuz. Eğer ihtiyacınız yok ise sesi kapatmak da mümkün.
Gelişmiş Klaket Uygulamaları
iTunes Store’da fiyatları 0.99 $’dan 24.99 $’a kadar değişen çeşitli klaket uygulamaları mevcut. En yüksek fiyat etiketine sahip olan Movie Slate ise geleneksel klaketi oldukça aşan özellikleriyle ön plana çıkıyor. Ayrıntılı çekim bilgilerini kayıt olanağı sunan Movie Slate, diğer İOS cihazlar ya da bir şarkı ile zaman kodlarını eş zamanlayabiliyor, sesli – görüntülü çekim notları tutabiliyor ve çekim kütüğü geçmişini HTML, XLM, Final Cut 7, Avid ALE, Adobe Premiere uyumlu şekilde mail gönderebiliyor ya da dışa aktarabiliyor.
Bir Yönetmen İçin iPad…
Bu yazıyı yazarken aklıma Apple’ın etkileyici iPad reklam filmi geldi. Reklamda iPad’in farklı kullanım alanları gösteriliyor ve dış ses ile iPad’in reklamda gösterilen kişiler için ne ifade ettiğini anlatılıyordu. Aynen reklamda söylendiği gibi; iPad bir müzisyen için ilham verici, bir CEO için güçlü, bir öğretmen için gelecek… Peki bir yönetmen için?
Sanırım yaratıcılık ile son derece ilişkili sinema gibi bir sanat dalında iPad’in tek kelimelik karşılığı “yaratıcı” olur.
Movie Clapper ve benzeri uygulamalar ile iPad sinemada önemli bir aracın yaptığını fazlasıyla yaparak bu sektörde de kendine bir yer açıyor. Eğer sizin de sinemaya merakınız varsa, ufak tefek de olsa kısa film çalışmaları yapıyorsanız ya da profesyonel olarak bu alanda çalışıyorsanız iPad klaket uygulamalarından birini kesinlikle öneriyorum.
Kameranızı elinize alıp, iPad’inizi klaket yapıp, o sihirli sesi duyduğunuzda her şey hazır demektir:
Kayıt…


*İpad daha önce Hoolywood’da prompter olarak kullanılmıştır.
4 Ekim iPhone Etkinliği Doğrulandı
Uzun zamandır gündemden düşmeyen yeni iPhone’da sona gelindi. Son günlerde 4 Ekim tarihinde yapılacak etkinlikle yeni iPhone’un duyurulacağı iddiası Apple’ın bugün yaptığı açıklama ile kesinlik kazandı. “Haydi iPhone konuşalım” sloganı ile duyurulan etkinlik Apple’ın Cupertino kampüsündeki Tawn Hall konferans salonunda düzenlenecek. Etkinlik Türkiye saati ile 20.00’da başlayacak.
iOS Skype Uygulaması Güncellendi
Skype bugün hem iPad hem de iPhone / iPod Touch uygulamasını güncelledi. Böylece Skype uygulaması iPad 2’de Bluetooth kulaklıkları desteklemeye başladı. Ayrıca uygulama güvenlik açıkları için hata düzeltici de içeriyor. Program hem iPad hem de iPad 2 yi desteklemekte. Bluetooth desteği iPhone 4, iPhone 3gs ve 4. Nesil iPod touch için sunulmuş. Güncelleme ile gelen bir diğer yenilik ise Görüntü Sabitleme. Bu özellik sadece arka kamera açıkken kullanılabiliyor.
iPad İçin Facebook Nihayet Geliyor
Marshable’ın haberine göre uzun zamandır beklenen iPad Facebook uygulaması 4 Ekim’de yapılacağı Apple tarafından doğrulanan iPhone etkinliğinde duyurulacak. Ayrıca iPhone için Facebook uygulamasının yenilenmiş sürümü de kullanıcıların beğenisine sunulacak. Bu yılın başlarında haberleri duyulan Facebook İpad uygulamasından uzunca bir süre ses çıkmamıştı.


iTunes 10.2.2 güncellemesi ile iPad’i senkronize ederken bazı tepkisizlik sorunları, iPhone, iPad ve iPod touch’ı senkronize ederken fotoğrafların transfer edilmesindeki gecikmeler, iTunes Store’da video ön izlemelerindeki hatalar ve diğer sorunlar düzeltildi, kararlılık artırıldı.
Ayrıca Home Sharing ile ilgili geliştirmeler ve tüm iOS 4.3. cihazlarının Home Sharing ile iTunes kütüphanesine erişimi sağlandı.
Güncellemeyi elma simgesinin üzerindeki “Software Update…”den kolayca yapabilirsiniz.
MobileMe, bildiğimiz gibi Apple’ın iCal, iDisk, E-posta ve Find My iPhone gibi popüler hizmetlerini ücretli olarak sunan sistemi.
Az önce Apple, MobileMe kullanıcılarına bir e-posta göndererek iCal’ı yeniden yorumladıklarının haberin verdi. Denemek isteyenler ise me.com/calendar adresine girerek sol sütunda çıkacak olan “update” yazısına tıklaması gerekiyor.
iCal’ın yeni arayüzü aşağıdaki şekilde değişmiş:
Görüldüğü üzere, yeni internet arayüzü neredeyse iPad arayüzü ile aynı… Bu da Mac OS Lion ve iOS arasındaki bağın ne kadar güçleneceği konusunda bize yeni fikirler veriyor elbette…
Öte yandan, değişen yalnızca arayüz değil… MobileMe kullanıcıları, Mac’lerini MobileMe ile senkronize ettikten sonra bilgisayarlarından iCal programını açtıklarında, yerel takvimin artık olmadığını, yalnızca MobileMe takviminin bulunduğunu göreceklerdir. Bu da demek oluyor ki, MobileMe kullanıcıları artık tek bir takvim üzerinden tüm işlerini görebilecekler.
Tabi, yeni eklenen takvimlerin hepsinin ya da tek tek olarak paylaşılabilir olabilmesi ve bir de yeni eklenen (en azından ben yeni gördüm
) “invitations” bölümü ile de Apple’ın yavaş yavaş “Mobile Computing”den “Cloud Computing“e geçiş yaptığını ve sosyal ağlardan çok şey öğrendiğini görebiliyoruz…
Bir örnek ile daha anlaşılır olacaktır sanırım: Örneğin, işyerinizde iş arkadaşlarınız ile bir proje üzerinde çalışıyorsunuz ve koordinatör de sizsiniz. Hemen iCal üzerinde yeni bir takvim açıyorsunuz ve projeniz ile ilgili girişleri yapıyorsunuz. Ardından sol sütundaki bu takvime sağ tıklayıp “Share Calendar” diyorsunuz, ardından yönergeleri izliyorsunuz ve “public” takviminiz kullanıma hazır. Hatta MobileMe kullanan (kullanmayanların daveti konusunu henüz bilmiyorum) kişileri, projenize dahil etmek istediğinizde de, bu kişi ya da kişilere birer “invitation” (davetiye) göndererek, takviminizdeki ilgili etkinliğine katılımı sağlayabiliyorsunuz.
Örnekleri çoğaltabiliriz tabi ki, bir toplantı, bir gezi takvimi, bir şirketin gündelik planı…vb. kısaca kişisel takviminizin yanında artık bir de herkese ya da istedikleriniz ile paylaşabileceğiniz özel takvimleriniz de bulunuyor….
Apple bunları kullanıcılarına şu şekilde açıklamış:
“Lion güncellemeleri” gelmeye devam edecek gibi.
Uzun süredir peşini bırakmadığımız, kendisi ile ilgili çıkan her haberi değerlendirdiğimiz sevgili Macbook Air en sonunda güncellendi! Yeni Macbook Air yeni sürprizler de getirdi. Bakalım bu beklediğimize değmiş mi?
Tasarım
Steve Jobs’ın da sununda defalarca bahsettiği gibi iPad’den çok şey öğrenmişler ve bunu yeni Macbook Air’e ellerinden geldiğince aktarmaya çalışmışlar. Unibody kasa gerçekten çok ince. İç mimarisi ise gerçekten bir iyi bir mühendislik ürünü.

Yeni Macbook Air 11” ve 13” olmak üzere iki ayrı ekran boyutuna sahip model olarak piyasaya sürülüyor. Apple ciddi bir şekilde 11” Macbook Air’ın fiyatını düşük tutarak, bir taraftan iPad diğer taraftan Macbook Air ile Netbook piyasasına hakim olma çabasını gösteriyor.

Donanım
Dahili hard disk yok. Bunun yerine iPad’de olduğu gibi Flash hafıza Logic Board’a entegre olarak tasarlanmış ve pil için büyük yer kazanılmış. Logic Board şu ana kadar Apple bilgisayarlarında kullanılanların en ufağı. Depolama olarak ise 64GB’tan 256GB’a kadar kapasite seçenekleri sunulmuş.
11” Macbook Air’de 1.4 GHz ve 1.6 GHz Core 2 Duo, 13” Macbook Air’de 1.86GHz ve 2.13GHz Core 2 Duo işlemci işlemci seçenekleri sunulmuş.
İçerisinde bulundurduğu NVIDIA GeForce 320 ekran kartı şu an ki Mac mini ve benim de kullandığım 13” Macbook Pro’nun içindeki ile aynı. Performansının gayet tatminkar olduğunu belirtmeliyim.
Bellek kapasitesi 4GB RAM’e kadar yükseltilebilen Yeni Macbook Air, standart olarak 2GB RAM ile geliyor.
13” Macbook Air’in ekranı 1440 x 900 piksellik bir çözünürlüğüne sahip. Apple ilk defa 13”lik bir ekranda bu kadar yüksel çözünürlükte bir ekran kullanıyor. Bir sonraki nesil 13” ekranlı Macbook ve Macbook Pro modellerinde de artık bu standartta ilerleyeceği kesin.
11” Macbook Air ise 1366 x 768 piksel çözünürlükte bir ekrana yer verilmiş.

Giriş ve Çıkışlar
Önceki nesil Macbook Air modelllerinin en büyük sorunu yeteri kadar port bağlantısı sağlayamamasıydı. Yeni Macbook Air’de iki tarafta birer tane USB portu bulunmakta. Bir adet Mini DisplayPort, Kulaklık girişi, dahili mikrofon ve MegaSafe güç bağlantı girişi. Buna ek olarak 13”lik modelde SD kart girişine de yer verilmiş.
Pil Ömrü
İçerisindeki bileşenlerin yeteri kadar küçültülmesi sayesinde pil için yeteri kadar boş alan bırakılmış. 11” Macbook Air 5 saate, 13” Macbook Air ise 7 saate varan pil ömrü vadediyor. 30 güne varan Standby yani bekleme süresi var.
Fiyat
Yeni Macbook Air fiyatlandırma yelpazesi gayet geniş tutulmuş. Bugünden itibaren satışa sunulan yeni Macbook Air modellerinin fiyatları ise şöyle:
1.4 GHz Core 2 Duo işlemci ve 64GB kapasiteli 11” Macbook Air 999$
1.4 GHz Core 2 Duo işlemci ve 128GB kapasiteli 11” Macbook Air 1199$
1.86 GHz Core 2 Duo işlemci ve 128GB kapasiteli 13” Macbook Air 1299$
1.86 GHz Core 2 Duo işlemci ve 256GB kapasiteli 13” Macbook Air 1599$
Ayrıca 2GB yerine 4GB RAM isterseniz 100$’lık ek bir masraf gerekiyor.
TürkMacYorum
Eski Macbook Air’in hitap ettiği kitle yüksek fiyatından ötürü gayet dar bir alanı kapsıyordu. Yeni Macbook Air ise artık her cebe uygun denilebilecek fiyat seçenekleri ile sunulması artık bu durumu değiştirdi.
İçinde bulundurduğu NVIDIA GeForce 320 ekran kartı ile tatminkar grafik performansı sunacağından ötürü 13” Macbook Pro modeline kolay taşınabilirliği ile iyi bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor yeni Macbook Air.
Kötü yanlarından bahsetmek gerekirse, ilk göze çarpan eksiklik arka klavye ışıklandırmalarının olmayışı. Bu kadar taşınabilir olmasıyla övünülen bir bilgisayarda klavye ışıklandırmasının es geçilmesi hemen göze çarpıyor.
Ekranın çevresindeki çerçeve çok kalın. Yeni nesil Unibody Macbook Pro modellerinde olduğu gibi iç kısımda siyah çerçeve tercih edilseydi bu kadar göze çarpmazdı belki.
Eski Macbook Air’de bulunan mono hoparlörün yerini stereo hoparlörler almış ve bugünden itibaren yeni Macbook Air ve diğer Mac modelleri ile birlikte yeni iLife ’09 yerine iLife ’11 paketi ücretsiz olarak geliyor.
Kızıl ötesi (IR) alıcısı yok. Bu nedenle Apple Remote ile uzaktan yönetme şansınız da yok. Ancak iPhone, iPod Touch ya da iPad’iniz varsa ücretsiz olarak AppStore’dan yüklenebilen Remote App ile ile Wi-Fi aracılığı ile daha geniş kapsamlı uzaktan kontrol edebilme şansınız var.
Apple’ın yeni Macbook Air ile birlikte kullanıcılara ufak ama işlevli bir sürprizi de var. Malum Macbook Air üzerinde DVD sürücü yok ve şimdiye kadar işletim sistemini yeniden yüklemek için harici bir DVD sürücü ya da kablosuz olarak yararlanabileceğimiz başka bir bilgisayarın DVD sürücüsü gerekiyordu. Artık bunlara ihtiyaç yok. Kutu içerisinde gelen Software Reinstall Flash sürücüsü USB portuna takarak işletim sistemini yeniden yüklemek artık daha kolay.
MacBook Air ve diger ilgili söylentiler icin:
MacBook Air Söylentileri Derlemesi
Bildiğiniz üzere bugün (1 Eylül 2010) Apple’ın “” adıyla bir sunumu vardı. Bu sunumun ana başlıkları ise şunlardı:
(Başlıklara tıklayarak doğrudan ilgili bölüme ulaşabilirsiniz.)
- Retail Store’lar hakkında kısa bir bilgilendirme.
- iOS 4 hakkında güncelleme ve tanıtım (ve küçük bir “sneak peak” )
- Sunumun esas gündemi olan iPod’lar
- iTunes 10
- Apple Tv
- Kısa Değerlendirme
Öncelikle, sunumun temeli iPod’lar üzerineydi ve dolayısıyla da müzik temalı bir sunumdu. Sunum, genel olarak müzik teması üzerinde durduysa da, genel bir yorum olarak Apple oyun ve müzik konusunda (kısaca eğlence sektöründe) dünya teknoloji liderliğine doğru adım attığını bir kez daha göstermek niyetindeydi. Herşeyin küçülerek temel işlevleri başta olmak üzere pek çok iş yaptığı ve iOS’un artık tüm mobil cihazlara hakim olduğu artık su götürmez bir gerçek halini aldı. iPhone 4 ile hayatımıza giren iOS’u muhtemelen artık hem çok daha fazla duyacağız, hem de artık Apple ile birlikteliğimizde çok daha fazla kullanacağımızı ve çok daha fazla da “dokunacağımızı” söyleyebiliriz sanırım.
Dünya üzerinde 10 milyonu aşkın kullanıcısı ile en popüler ve en geniş kapsamlı CAD (Computer Aided Design – Bilgisayar Destekli Tasarım) programı olan AutoCAD, neredeyse 20 yıllık bir aradan sonra Mac platformuna geri dönüyor.
Geliştiricisi olan AutoDesk şirketi 1992 yılında AutoCAD için Mac desteğini çekmiş ve yüzünü tamamen PC kullanıcılarına dönmüştü. Ancak aradan geçen yıllar boyunca Mac kullanıcılarının azimli ısrarlarının sonucu olarak AutoDesk önümüzdeki Ekim ayında AutoCAD 2011′i hem PC hem Mac platformu desteğiyle piyasaya sürüyor.
Haberler bununla sınırlı değil. AutoCAD’in iPad, iPhone ve iPod Touch uygulamaları da ücretsiz olarak yakında AppStore’da indirilmeye açılacak. Bu uygulama sayesinde kullanıcılar hazırladıkları projelerin ön izlemelerini ve ufak rötuşlarını bu cihazlar üzerinden basitçe yapabilecekler.
Ekim ayında kullanıcılara sunulacak olan AutoCAD, PC versiyonu ile aynı olan 4000 dolarlık fiyatıyla raflarda yerini alacak.
Bu yılın başında Macbook ve Macbook Pro modelleri güncellenirken Macbook Air’in boynu bükük kalmıştı.
Digitimes‘ın bugün ki haberine göre yeni Macbook Air 11.6″ bir ekranı ve Intel’in yeni nesil “i” sersi işlemciye sahip. Önceki modele göre çok daha ince ve hafif bir tasarıma sahip olacağı da dedikodular arasında.
En geç Eylül ayına kadar güncellenmesi beklenen Macbook Air ile birlikte 3 megapiksel kameralı ve Apple’ın iPad ve iPhone 4′de de kullandığı A4 işlemcisine sahip yeni iPod Touch da raflarda yerini alacak.
Bu kadar ince ve hafif bir Macbook normal bir Mac kullanıcısı için pek bir şey ifade etmiyor ancak Macbook Air’in hedef kitlesi için iyi bir haber. iPad ve barındırdığı Mac OS X’e göre daha sınırlandırılmış iOS4 işletim sistemini iş seyahatleri ya da sunumlarda kullanmak yerine, yine onun kadar taşınabilir ancak tam işlevli bir Mac kullanmak isteyenlerin ilk seçeneği olabilir. Hele bir de Netbook piyasasındaki “Atom” işlemcili plastik kasalı Nintendo DS kılıklı bilgisayarları göz önüne alırsak Apple’ın yeni modelinin meraklıları tarafından ilgi çok göreceği şimdiden belli.
Fiyatı konusunda henüz bir tahmin ortalarda yok. Açıkçası ben” de tahmin etmek istemiyorum… :)









Son Yorumlar